Ana içeriğe atla

Pilot başvuruları açık

İletişim

Veliler için

Veliler için: çalışma aracı seçerken sorulacak on soru

Yapay zekâ destekli bir çalışma aracını değerlendirirken tanıtım metnine değil, cevabı somut olan sorulara bakın. On soru ve neden önemli olduklarının açıklaması.

Yapay zekâ destekli çalışma araçlarının sayısı hızla artıyor ve hemen hepsi benzer şeyler söylüyor: kişiselleştirilmiş öğrenme, anında geri bildirim, müfredata uygunluk. Bu ifadeler doğru da olabilir, içi boş da. Aradaki farkı tanıtım metninden anlamak mümkün değil.

Aşağıdaki on soru, cevabı somut olduğu için ayırt edici. Bir aracı denerken ya da satış görüşmesinde bunları sormanızı öneriyoruz — kendi ürünümüz de dâhil.

1. “Müfredata uygun” derken tam olarak ne kastediliyor?

Bu ifade neredeyse her üründe geçiyor ve tek başına hiçbir şey söylemiyor. Somutlaştırın: uygunluk teknik olarak nasıl sağlanıyor?

Cevap “modelimiz Türkiye müfredatıyla eğitildi” ise bu bir hiza mekanizması değil, bir ümit. Aradığınız cevap, aracın belirli bir kazanımın kapsam tanımını doğrudan kullandığını gösteren bir açıklama olmalı. Somut bir gösterge: üretilen bir içeriğin hangi kazanıma bağlı olduğunu görebiliyor musunuz?

2. Çocuğumun sınıf düzeyini nereden biliyor?

Bazı araçlar sınıf bilgisini yalnızca bir “ton ayarı” olarak kullanıyor: aynı içeriği daha basit cümlelerle anlatıyor. Bu, kapsamı ayarlamak değil, üslubu ayarlamak.

Gerçek fark şurada görünür: aracı beşinci sınıf ve dokuzuncu sınıf olarak ayrı ayrı deneyip aynı konuyu sorun. Yalnızca cümleler mi basitleşiyor, yoksa ele alınan içerik de değişiyor mu? İkincisi olmuyorsa sınıf bilgisi kozmetik.

3. Cevabı hazır mı veriyor, adım adım mı ilerliyor?

Bunu test etmenin yolu basit: bir matematik sorusunu yazıp fotoğrafını yükleyin. Araç doğrudan sonucu veriyorsa, çocuğunuzun elinde bir öğrenme aracı değil bir cevap makinesi var.

Aradığınız davranış: aracın önce nerede takıldığınızı sorması, sonra bir adım vermesi, sonra sizin denemenizi beklemesi. Bu davranış tasarım tercihidir; kendiliğinden oluşmaz.

4. Çocuğumun ne çalıştığını görebiliyor muyum?

Veli görünürlüğü olan ve olmayan araçlar arasında büyük fark var. Görünürlük yoksa, çocuğunuzun araçla ne yaptığını bilmenin tek yolu yanında oturmak.

Ama görünürlüğün türü de önemli. Size sadece “45 dakika kullandı” diyen bir panel işe yaramaz. Hangi derse, hangi konuya ne kadar zaman ayrıldığını gösteren bir panel işe yarar.

5. Verilerim ne oluyor?

Bu soruyu sormak zorundasınız, çünkü söz konusu olan çocuğunuzun verisi.

Somut alt sorular: KVKK aydınlatma metni var mı ve okunabilir mi? Hangi verinin hangi amaçla işlendiği tek tek yazılmış mı, yoksa “hizmetin sunulması amacıyla” gibi genel bir ifadeye mi sığınılmış? Veriler ne kadar süre saklanıyor? Yurt dışına aktarım var mı? Ses kaydı alınıyorsa ne kadar tutuluyor?

Aydınlatma metni bulunamıyorsa ya da sadece bir sayfa genel ifadeden ibaretse, bu tek başına yeterli bir uyarı.

6. Reklam var mı, veri satılıyor mu?

Ücretsiz araçların bir gelir modeli olmak zorunda. Model reklamsa, çocuğunuzun dikkati satılıyor demektir. Model veriyse, çocuğunuzun davranış verisi satılıyor demektir.

Bunun cevabını gizlilik politikasında arayın; “üçüncü taraflarla paylaşım” başlığı altında hangi kategorilerin sayıldığına bakın. Pazarlama ortakları listede varsa cevabınızı almışsınız demektir.

7. Yanlış bilgi verdiğinde ne oluyor?

Bütün dil modelleri zaman zaman hatalı ifade üretir. Bunu inkâr eden bir ürün, teknik olarak yanlış bir şey söylüyor demektir.

Sorulması gereken şu: hata riskini azaltmak için ne yapılıyor? Anlatım doğrulanmış bir kaynağa mı dayandırılıyor, yoksa modelin genel bilgisine mi bırakılıyor? Çocuğun hatalı bir bilgiyi fark etmesi için bir yol var mı? Öğretmen döngüde mi?

8. Öğretmenle bağlantısı var mı?

Okul dışında çalışılan bir aracın okulda işlenenle ilişkisi yoksa, çocuğunuz iki ayrı dünyada çalışıyor demektir. Bu, özellikle terminoloji farkı yüzünden sorun çıkarır: konuyu bilir ama sınav sorusundaki ifadeyi tanımaz.

Aracın öğretmen tarafı varsa, ödevlerin ve konuların okul programıyla eşleşme ihtimali çok daha yüksek.

9. Kullanmayı bıraktığımızda ne oluyor?

Aboneliği iptal etmek kaç adım sürüyor? Çocuğunuzun ürettiği çalışma materyalleri dışa aktarılabiliyor mu? Hesap silindiğinde veriler gerçekten siliniyor mu, yoksa “anonimleştiriliyor” mu?

İptal sürecini zorlaştıran bir ürün, ürününe güvenmiyor demektir.

10. Ne yapmadığını söylüyorlar mı?

Bu, listedeki en ayırt edici soru olabilir.

Her şeyi yapabildiğini söyleyen bir ürün ya kendini tanımıyordur ya da size doğruyu söylemiyordur. Sınırlarını açıkça yazan bir ürün — “şunu yapmıyoruz”, “bunu garanti edemiyoruz” — çok daha güvenilir bir muhataptır.

Yaş grubuna göre değişenler

On sorunun tamamı her yaş için geçerli ama ağırlıkları değişiyor.

İlkokulda en kritik olanlar üçüncü (cevabı hazır veriyor mu), beşinci (veri) ve onuncu (sınırlarını söylüyor mu) sorular. Bu yaşta çocuk aracın söylediğini sorgulamıyor; hatalı bir bilgi doğrudan yerleşiyor. Ayrıca ekran süresi yönetimi bu yaşta tamamen velinin sorumluluğunda olduğu için, bırakması kolay bir tasarım şart.

Ortaokulda dördüncü (görünürlük) ve sekizinci (öğretmenle bağlantı) sorular öne çıkıyor. Çocuk bu dönemde aracı yalnız kullanmaya başlıyor; okul programıyla bağlantısı kopan bir çalışma, harcanan zamanın karşılığını vermiyor.

Lisede üçüncü soru başka bir anlam kazanıyor. Sınav hazırlığı sürecinde cevabı hazır veren bir araç, kısa vadede rahatlatıp uzun vadede en çok zarar veren şey. Bu yaşta öğrencinin kendi kendine “ben bunu gerçekten çözebiliyor muyum” sorusunu sorabilmesi belirleyici; aracın bunu kolaylaştırıp kolaylaştırmadığına bakın.

Ücretsiz ile ücretli arasındaki gerçek fark

Ücretsiz araçların çoğu genel amaçlı; yani bir okul için değil, herkes için tasarlanmış. Bu, kapsam sorununun kaynağı. Ücretli olması ise tek başına bir kalite göstergesi değil — ücretli ama müfredatla ilişkisi kurulmamış çok sayıda ürün var.

Ayırt edici olan, ürünün kime hesap verdiği. Reklamla dönen bir üründe müşteri reklam verendir; abonelikle dönen bir üründe müşteri sizsiniz. Bu, ürünün hangi davranışı teşvik edeceğini belirleyen en temel etken.

Bir de üçüncü model var: okul üzerinden kurumsal edinim. Burada muhatap okul olduğu için ürünün öğretmen tarafına da hesap vermesi gerekiyor — bu, veli açısından genellikle daha iyi bir denge üretiyor.

Denerken nelere dikkat etmeli?

Sorulara ek olarak, aracı çocuğunuzla birlikte on beş dakika denemenizi öneriyoruz. Üç şeye bakın:

Çocuk konuşuyor mu, sadece tıklıyor mu? İyi bir çalışma aracı çocuğu düşünmeye ve açıklamaya zorlar. Sadece seçenek tıklatan bir akış, dikkati oyalar ama öğrenmeyi taşımaz.

On beş dakika sonra ne oldu? Çocuk bir şey anlattığında, anlatabildiği şey gerçek bir kavrayışa mı işaret ediyor, yoksa ezberlenmiş bir cümle mi?

Bırakmak kolay mı? Sürekli bildirim gönderen, seriyi bozmamak için baskı yapan tasarımlar öğrenme değil alışkanlık üretmeye çalışıyor. İkisi aynı şey değil.

Son not

Hiçbir araç iyi bir öğretmenin, düzenli bir çalışma alışkanlığının ya da evde kurulmuş bir ilginin yerini tutmaz. Bu araçların en iyi ihtimalle yaptığı şey, çocuğun takıldığı yerde soracak birinin olması ve çalışmanın görünür hâle gelmesi.

Bu iki şey de değerli. Ama bunları vaat eden bir ürünle, “notlarını yükseltiriz” diyen bir ürün arasındaki farkı görmek, seçim yaparken en çok işinize yarayacak ayrım olacak.

Tek başvuru adımı

Pilot programa başvurun

AİKolej şu anda sınırlı sayıda okul, öğretmen ve veliyle yürütülen bir pilot süreçte. Başvurunuzu aldıktan sonra kademe ve ihtiyacınıza göre size dönüş yapıyoruz.

Kimler
Okul yönetimi, öğretmen ve veli
Kademe
İlkokul, ortaokul, lise
Ücret
Başvuru ücretsiz ve bağlayıcı değil